GAZETELERDEN
Erkek, rıza ile karşılık
bulamazsa duruma göre
saldırır!
Tahrik tecavüz suçunun
mazereti veya gerekçesi
değildir, ama sebebidir…
Zaman Gazetesi yazarlarından
Ali Bulaç köşe yazısında, dekolte giyinen kadınlara
yönelik akıllara durgunluk veren
sözleriyle gündeme gelen
Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker’ e hak verdi.
İşte Ali Bulaç’ ın yazısından inciler; …
Modern psikoloji kendini, “dış uyarıcılar karşısında organizmanın
verdiği tepkileri ölçen bilim” şeklinde tanımlar.
Bir organizma
olarak tasarlanmış bulunan insan dış
dünyadan birtakım uyarıcılar alır,
bunlara çeşitli seviyelerde ve şiddette
tepkiler verir.
Modern psikoloji, biyoloji
ve fiziğin yöntemlerini kullanarak bu tepkileri ölçülebilir hale getirerek
matematiğin diliyle ifade eder.
Buna göre, bir erkek organizması, çıplak kadın bedeniyle karşılaştığında, cinsel arzu duyar.
Çünkü çıplak beden ona
uyarıcı mesaj vermiştir, uyarıya
rağmen erkek herhangi bir istek
duymuyorsa, sorun var demektir. Eğer
kadın kısmen veya tamamen teşhir
ettiği çıplak bedeniyle erkeğe cinsel mesaj vermiyorsa yeterince cinsel
cazibeye sahip olmadığı düşünülür.
Bir erkek iki durumda kitlesel teşhire
sunulmuş bedene cevap vermez:
1) Kendini denetler, arzusuna hakim olur. Bu ideal durumdur;
2) Uyarıya rağmen kadın bedeni onun için herhangi bir anlam ifade etmez. “Aşırı uyarılma” nın söz konusu olduğu plajda genellikle böyle olur.
Cinsel açlığın yaygın ve kadına
ulaşmanın zor olduğu durumlarda,
sürekli olarak uyarılan erkek, -
haram gibi normlara sahip değilse-
fırsatını bulduğunda kendisini
uyaran -tahrik eden- kadına yönelir, rıza ile karşılık bulamazsa
duruma göre saldırır.
“Erkekler günün her saatinde sokakta, televizyon ekranlarında tahrik edilmektedir. Büyük kentler yüz binlerce cinsel yönden cinsel aç bekar
ve habire tahrik olmakta olan erkekle
doludur.”
Dekolte kıyafetle erkeğin
karşısına geçen kadının, erkeği tahrik
etmediğini iddia etmek deneysel
pratiklerce yalanlanmaktadır.
Tabii ki, tahrik tecavüz suçunun mazereti veya gerekçesi değildir, ama
sebebidir…
Yazının tamamı Makalex te
______________________________________________________________________
Yetişkin Bir Errrkek'in Pipisi
Yetişkin Errrkek'i, erkeklerden ayıran başlıca özellikler şöyle sıralanabilir: Yüksek ses-bağırarak konuşma, azarlama-aşağılama, bitmeyen paranoya, böbürlenme-kibir, Özgüvensizliğe bağlı aşırı güven, 'sen benim kim olduğumu biliyor musun' kalıbının sıklıkla kullanılması. (Errrkek'lerin erkekleri pipi üstünden aşağılamaları da bilinen davranışlardandır.)
Errrkek’lere dünyanın birçok bölgesinde rastlanmaktadır. Yetişkin bir Errrkek, 70-120 kilo arasındandır. Daha zayıfları ve daha şişmanları da vardır. Türkiye’de de baskın olan Errrkek Familyası otçul, etçil ve bencildir.
Yavruluğundan itibaren pipisinin ne kadar değerli ve önemli olduğu bilgisiyle yetiştirilir. Bunun sonucunda pipilerini, sadece karşı cinse değil, hemcinslerine ve bütün dünyaya karşı bir güç olarak görme eğilimine girer. Yetişkin Errrkek’lerin, olur olmaz yerlerde pantolon üstünden, mayo içinden bu değerli organlarını ‘yerleştirmeleri’, araştırmacılar tarafından bir çeşit ‘güç gösterisi’ olarak kabul edilse de, eylemin esas amacı kesin olarak tanımlanamamıştır.
Yetişkin bir Errrkek, pipisinin üstünlüğünü vurgulayan bir dilin içinde büyümenin gereklerini yerine getirir. Önceki nesillerden miras aldıkları bu argo dilde, ‘girmek, sokmak, çakmak, becermek, vurmak ve benzeri fiiller’ sıkılıkla kullanılır. Bu dili normal dil olarak kabul ettirmek, türün ayırt edici özelliklerindendir.
Yetişkin Errrkek’ler genelde grup halinde dolaşır. Pipilerinin özne olduğu şakalar yapmak, itişmek, didişmek, yüksek perdeden sesler çıkarmak bilinen davranış kalıpları arasındandır. Yapılan incelemelerde, en belirgin örnek olarak otuz-kırk bin kişilik stadyumlardaki saldırgan kükremeler gösterilmiştir. Bu kükremelerde, pipilerinden geldiğine inandıkları iktidarı hemcinslerine yönlendirmek en büyük zevkleridir. (Hem böyle kükremelerden zevk alıp, hem de iki erkek arasındaki ilişkiyi ayıp görmek türün rutin bir davranışıdır.)
Yetişkin Errrkek’lerin en bilinen özelliklerinden biri de ‘ahlakçı’ olmalarıdır. Ahlak anlayışları kadının etek boyu, kıyafet tarzı, kahkahası gibi konularla sınırlıdır. Karşısındakinin ‘kadın mı, kız mı olduğu’, ‘kızlı erkekli aynı ortamlarda bulunup bulunmadığı’, ‘çok affedersiniz kürtaj yaptırıp yaptırmadığı’ gibi konular yetişkin bir Errrkek’in sorumluluk alanına girer ve bu konularda tek karar verici olmak ister. (Kimi araştırmacılara göre yetişkin Errrkek, kadını bir bedenden ibaret görür. Günlük konuşmaları hep bu bilgiyle sınırlıdır. )
Errrkek, kadının temel görevinin doğurganlık ve hizmet olduğuna inanır. Kadının bu çerçevenin dışına çıkması ani hırçınlaşmalara neden olabilir. Hele ki, ‘kadın haliyle konuşan’, ‘düşünce üreten’, ‘çok affedersiniz ama bir hanımefendi gibi davranmayan’ kadına asla tahammülü yoktur. Şefkatli, hürmetli, sessiz ve asil olmadığını düşündüğü kadın, yetişkin bir Errrkek’in koruma alanında olmayı da hak etmez onlara göre. Başına geleceklerden kendisi sorumludur.
Yetişkin Errrkek’ler kendi içlerinde farklı işler yapsa da, pipi egemenliği ve yukarıda sayılan davranış kalıplarının tekrarı mutlaktır. Örneğin, plaza tipi yetişkin Errrkek, gün boyunca aynı işteki kadınlara ‘duygusal baskı’ uygularken, reklamcı tipi Errrkek’ler kadını kocasına yemek yapıp çocuklarının odasını temizleyen bir varlık olarak sunar. Siyaset ve medya grubu yetişkin Errrkek’lerin davranış kalıpları henüz sınıflandırılamamış olsa da, en sert ilişkilere burada rastlanmaktadır. Bu iki alanda araştırma yapmak isteyenler, derin bir bataklığa girmişçesine yok olmuşlardır. (Çoğundan bir daha haber alınamamıştır.) Örnekler çoğaltılabilir.
Yetişkin Errrkek, “Ben kadına her türlü özgürlüğü veriyorum, onlara hoşgörü gösteriyorum,” sözlerine sırtını yaslar. Kendi dilinden konuşan kadını ‘dünyanın en güzel süsü’, ‘kanatsız melek’, ‘kadınlar çiçektir’ ve benzeri kalıplarla alkışlar. Son yıllarda bu kalıpları çeşitlendiren yetişkin Errrkek’ler, ‘adam gibi adam’ tanımlamasıyla taçlandırılmaktadır.
Yetişkin Errrkek, gün boyu gücünü dünyaya kanıtlamak amacıyla avlanır. Bazı türleri sadece ‘sözlü avlanma’ ile yetinirken, daha büyük bir bölümü ‘fiziksel avlanma’yı tercih eder. Kendilerinde hak gördükleri bu avlanma sırasında, tecavüze varan birçok yöntem kullanırlar. Herkesin güçlerine biat etmelerini sağlayacak düzenlemeler yapmak, türün bilinen özelliklerindendir. Böylece ‘avlanmalarına’ istedikleri zemini de rahatlıkla sağlayabilirler. Hiç olmadı ‘iyi hal’ devreye girer. Kendi familyasının üstünlüğüne inandığı gibi, kendi ürettiği dille savunulan masumiyete (ya da kışkırtılmasa masum olacağına) inancı sonsuzdur.
Kadın üstünde istediği hakimiyeti kuramayan yetişkin Errrkek, yeni düşmanlar yaratmak konusunda çok yeteneklidir. Araştırmacılar, yetişkin bir Errrkek’in kısa sürede kendisi gibi olmadığına inandığı her şeyi ‘ötekileştirebildiğini’ tespit etmiştir. Burada biriktirdiği öfkesini kadınlara “Ya benimsin ya toprağın” şeklinde gösteren yetişkin Errrkek, kendi yarattığı düşmanlara da “Ya bendensin ya toprağın” diye yaklaşmaktadır. Bu aşamaya gelmiş yetişkin bir Errrkek, öldürücüdür.
Yetişkin Errrkek’i, erkeklerden ayıran başlıca özellikler şöyle sıralanabilir: Yüksek ses-bağırarak konuşma, azarlama-aşağılama, bitmeyen paranoya, böbürlenme-kibir, Özgüvensizliğe bağlı aşırı güven, ‘sen benim kim olduğumu biliyor musun’ kalıbının sıklıkla kullanılması. (Errrkek’lerin erkekleri pipi üstünden aşağılamaları da bilinen davranışlardandır.)
Bilimsel sınıflaması henüz yapılamamış olan Errrkek’ler, iktidarlarını kaybetme evresine girdiklerinde iyice hırçınlaşır. Kontrol edilemeyen örneklere rastlanmıştır. Kısa süreli hafıza kayıpları, zamansız pipi-iktidar vurguları, anlık duygu değişimleri bu dönemde baş gösterir. Ayrıca, bu evreye gelmiş Errrkek olduk olmadık yerde sıklıkla ağlar. Uzmanlar bu durumu ‘giden pipinin ardından dökülen gözyaşları’ olarak tanımlamıştır.
En büyük düşmanları ‘özgür düşünce’dir. Korunmaya alınmış bir tür olmamasına karşın, kendilerine yarattıkları koruma alanı sayesinde sayıları gün geçtikçe artmaktadır.
Yetişkin bir Errrkek, her an-her yerde karşınıza çıkabilir.
Eğitim Bir-Sen: Kızlı-Erkekli karma eğitim 'fıtrata' aykırı
Tarih: 09-11-2015 16:44:52
AKP iktidarına yakınlığıyla tanınan Eğitim Bir-Sen adlı öğretmen sendikasının Birecik Temsilcisi Nahsan Aydın, kızlı-erkekli karma eğitimin insan fıtratına aykırı olduğunu söyledi.
AKP iktidarına yakınlığıyla tanınan Eğitim Bir-Senadlı öğretmen sendikasının Birecik Temsilcisi Nahsan Aydın, kızlı-erkekli karma eğitimin insan fıtratına aykırı olduğunu söyledi.
Kamuajans.com’da yer alan habere göre, karma eğitimi "dayatma" olarak niteleyen Nahsan Aydın, “Bırakalım veliler, istedikleri şekilde istedikleri okula çocuklarını göndersinler. Çocuklarını karma eğitim okullarına göndermek istemeyenler var. Bu insanların taleplerini dikkate almamız lazım” dedi.
Karma eğitim veren okulların başarı oranının düşük olduğunu öne süren Aydın, “Karma eğitim yapmayan okullarda öğrenciler daha başarılı oluyorlar. Olaya başarı gözüyle bakıyorsak bu anlamda çocukların başarısı da artacaktır. Ayrıca karma okullarda bazı öğretmenlerin karşıt cinsleri yan yana oturtma gibi yanlışları olabiliyor. Bunlar insan fıtratına aykırıdır” diye konuştu.
_________________________________________________________________________
AKP iktidarına yakınlığıyla tanınan Eğitim Bir-Senadlı öğretmen sendikasının Birecik Temsilcisi Nahsan Aydın, kızlı-erkekli karma eğitimin insan fıtratına aykırı olduğunu söyledi.
Kamuajans.com’da yer alan habere göre, karma eğitimi "dayatma" olarak niteleyen Nahsan Aydın, “Bırakalım veliler, istedikleri şekilde istedikleri okula çocuklarını göndersinler. Çocuklarını karma eğitim okullarına göndermek istemeyenler var. Bu insanların taleplerini dikkate almamız lazım” dedi.
Karma eğitim veren okulların başarı oranının düşük olduğunu öne süren Aydın, “Karma eğitim yapmayan okullarda öğrenciler daha başarılı oluyorlar. Olaya başarı gözüyle bakıyorsak bu anlamda çocukların başarısı da artacaktır. Ayrıca karma okullarda bazı öğretmenlerin karşıt cinsleri yan yana oturtma gibi yanlışları olabiliyor. Bunlar insan fıtratına aykırıdır” diye konuştu.
_________________________________________________________________________
“Kızlı-erkekli”de yeni perde!
Gönüllü imamların görev yaptığı devlet destekli 'muhafazakar evler' tüm yurtta yaygınlaştırılıyor. 13:1716 Şubat 2015
Ali Ekber ERTÜRK – Ankara
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde gündeme getirdiği “Kızlı-erkekli öğrenci evine” alternatif olarak “Muhafazakar öğrenci evleri” açılmaya başlandı. Proje ile hem ‘dindar nesil’ yetiştirilecek hem de Gülen cemaatinin öğrenci evlerine darbe vurulacak.
Diyanet Vakfı’nca yaptırılan muhafazakar öğrenci evlerinde gönüllü imamlar görev yaparken kız ve erkek öğrenciler ayrı ayrı evlerde kalıyorlar. Türkiye Diyanet Vakfı'ndan alınan bilgiye göre, vakfa bağlı olarak geçen yıldan itibaren açılmaya başlanan öğrenci evlerinin sayısı 60'a yaklaştı. Şimdilik 500 öğrencinin barındığı evler, vakıf tarafından kiralanırken, faturalar ve mutfak masrafları öğrencilere ödettiriliyor.
HER EVDEN SORUMLU İMAM ABİ VE İMAM ABLALAR VAR
Gülen cemaatinin öğrenci evleri gibi bu projede de her evden sorumlu “din görevlisi” bulunuyor. Bu din görevlileri öğrencilere “manevi destek” de sağlıyor.
SÖZCÜ’ye konuşan bir vakıf yetkilisi, muhafazakar yapıdaki aile ve öğrencilerin tercihleri doğrultusunda böyle bir hizmet vermeye başladıklarını belirterek “Ülkemizde 5 milyonu aşkın üniversite öğrencisi var. Bize bağlı 10 ilde 12 yurdumuz bulunuyor. Ancak buralar yetersiz kalıyor. Bunun için yeni evleri açmaya karar verdik” diye konuştu.
ERDOĞAN SAVAŞ AÇMIŞTI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı döneminde kızlı-erkekli öğrenci evlerine savaş açmış ve “Şikayetler geliyor. Aynı apartmandaki komşulardan geliyor. Çünkü bu karmakarışık ortamlarda her türlü şey olabiliyor. Ondan sonra anneler babalar feryat ediyor ‘devlet nerede’ diye. Devletin burada olduğunu anlatmak için bu adımlar atılmaktadır ve atılacaktır” demişti.
___________________________________________
Ali Ekber ERTÜRK – Ankara
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde gündeme getirdiği “Kızlı-erkekli öğrenci evine” alternatif olarak “Muhafazakar öğrenci evleri” açılmaya başlandı. Proje ile hem ‘dindar nesil’ yetiştirilecek hem de Gülen cemaatinin öğrenci evlerine darbe vurulacak.
Diyanet Vakfı’nca yaptırılan muhafazakar öğrenci evlerinde gönüllü imamlar görev yaparken kız ve erkek öğrenciler ayrı ayrı evlerde kalıyorlar. Türkiye Diyanet Vakfı'ndan alınan bilgiye göre, vakfa bağlı olarak geçen yıldan itibaren açılmaya başlanan öğrenci evlerinin sayısı 60'a yaklaştı. Şimdilik 500 öğrencinin barındığı evler, vakıf tarafından kiralanırken, faturalar ve mutfak masrafları öğrencilere ödettiriliyor.
HER EVDEN SORUMLU İMAM ABİ VE İMAM ABLALAR VAR
Gülen cemaatinin öğrenci evleri gibi bu projede de her evden sorumlu “din görevlisi” bulunuyor. Bu din görevlileri öğrencilere “manevi destek” de sağlıyor.
SÖZCÜ’ye konuşan bir vakıf yetkilisi, muhafazakar yapıdaki aile ve öğrencilerin tercihleri doğrultusunda böyle bir hizmet vermeye başladıklarını belirterek “Ülkemizde 5 milyonu aşkın üniversite öğrencisi var. Bize bağlı 10 ilde 12 yurdumuz bulunuyor. Ancak buralar yetersiz kalıyor. Bunun için yeni evleri açmaya karar verdik” diye konuştu.
ERDOĞAN SAVAŞ AÇMIŞTI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı döneminde kızlı-erkekli öğrenci evlerine savaş açmış ve “Şikayetler geliyor. Aynı apartmandaki komşulardan geliyor. Çünkü bu karmakarışık ortamlarda her türlü şey olabiliyor. Ondan sonra anneler babalar feryat ediyor ‘devlet nerede’ diye. Devletin burada olduğunu anlatmak için bu adımlar atılmaktadır ve atılacaktır” demişti.
___________________________________________